Sadece 20 yıla kadar sorumlulukları var! Bu yönü pek bilinmiyor

Okunma Sayısı 12 Kahramanmaraş’ta ortaya gelen çifte deprem faciasında binlerce can hayatını kaybetti, binlerce konut da yıkıldı ya da ağır hasar aldı. Yaşanılan felaket akıllara ‘Yıkılan ve hatalı oluşturulan binalarda..

Sadece 20 yıla kadar sorumlulukları var! Bu yönü pek bilinmiyor
Yayınlanma: Güncelleme: 149 views

Kahramanmaraş’ta ortaya gelen çifte deprem faciasında binlerce can hayatını kaybetti, binlerce konut da yıkıldı ya da ağır hasar aldı. Yaşanılan felaket akıllara ‘Yıkılan ve hatalı oluşturulan binalarda tek mesul müteahhit mi?’ sorusunu getirdi. Müteahhitlerin ise binaları yaptıktan sonra mesulluklarının bir zamanı var. Avukat Ayşe Hüseyinoğlu merak edilen noktaları Posta.com.tr’ye anlattı.

 

6 Şubat Pazartesi sabahı saat 04:17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık eyaletinde 7.7; saat 13.24’te Elbistan eyaletinde 7.6 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. Deprem; Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep, Malatya ve Hatay’da da hissedildi. Bazı yapılar yerle bir olurken birtakımları ağır ya da hafif hasarlar aldı. Bölgede sahip oldukları fakat depreme dayanıklı olmayan konut sahiplerinden birtakımları kentsel dönüşüm ile yeni evlerine sahip olmuşlardı. Hatay’daki Eser apartmanı sakinlerinden birçoğu bir sene evvelce tamamlanan evlerinden sağ kurtulamadı. Peki kentsel dönüşüm ile teslim edilen yeni binaların çürük olması ya da depreme dayanamamasından kim mesul. Müteahhitlerin binaların mesulluğu üstünde bir vakit kısıtlaması var mı? Avukat Ayşe Hüseyinoğlu merak edilen noktaları tek tek açıkladı.

ENKAZ KALDIRILMADAN ÖRNEKLER ALINMALI

Afet ardından yıkıntı kaldırma çalışmaları başlamadan evvelce yıkılan yapılara dair kanıtlerin toplanması gerektiğine ilgi çeken Hüseyinoğlu, “Bu halde eksiklika bakabilmek amacıyla müteahhitlerin uyması gereken bir deprem yönetmeliği var. Yönetmelikte binaların teknik özelliklerine dair tüm detaylar yer alıyor. Müteahhit şayet bu yönetmeliğe ideal bir ev yapar ve buna karşın bina yıkılırsa burada müteahhidin bir eksikliği bulunmaz. Müteahhitler lüzumlu özenin gösterilmemesinden ve ruhsata aykırı şekilde bina inşa edilmesinden doğan zararlardan mesuldur. Örneğin; kolonun olması gerektiği ölçülerde olmaması ya da eksik malzeme kullanılması halinde bina yıkılırsa müteahhitin eksikliklu olması üstüne gidiliyor. Müteahhit uyulması gereken yönetmeliğe ideal bir bina yapmadığında ve bu bina deprem neticesinde yıkıldığında hem hukuki hem de cezai birtakım yükümlülükleri dehemmiyete girer. Bununla alakalı de yaptırımlar uygulanıyor” dedi.

DELİL TESPİTİNİN ÖNEMİ

Yaşanılan mağduriyetlerin önüne geçmek amacıyla atılması gereken adımları dile getiren Hüseyinoğlu, “Kişiler mağduriyetler ardından bizzat kendileri de mahkemeye başvurabilirler. Bir avukat aracılığı ile de başvurabilirler. Burada mühim olan destekli gitmek. Burada müteahhidin eksiklikluluğunu teşhis edebilmek ve kanıtlerle desteklemek çok mühim. Yıkılan ya da hasar görmüş olan bir binada eksikliği teşhis edilen bireylerin mesulluğuna gidildiğinde bir netice almak adına kanıtlere gereksinim duyuluyor. Süreç şu şekilde işletilmeli: Tespiti oluşturulan hasar görmüş binada oluşturulan teşhise dair avukat ve mühendis ya da mimarın imza altına aldığı bir kanıt teşhis tutanağı düzenlenmeli. Burada bina ve kolonlardan misaller alınmalı, hasar görmüş binaya dair fotoğraf ve videolar çekilmeli. Tüm bunları yapabilmek amacıyla yıkıntılar kaldırılmadan harekete geçmek, misaller almak ve tutanakla hali sabitlemek ehemmiyet arz ediyor. Somut verilerle, kanıtlerle suç duyurusunda bulunulduğunda ya da mahkemeye gidildiğinde müteahhidin eksiklikluluğu toplanılan kanıtlerle sabitlenmiş oluyor ve buradan hareketle hem hukuki hem de cezai mesulluğuna gidilebiliyor. Kişilerin bir avukat aracılığı ile kanıt belirlenmesi yapılmasını dayanıklıası çok mühim” ifadelerini kullandı.

MÜTEAHHİTLER SONSUZA KADAR SORUMLU DEĞİL

Yapılan binalarda müteahhitlerin yükümlülüklerinın belirli seneler ile çerçevelendiğini ifade eden Hüseyinoğlu, “Sorumluluk kısmına gelirsek burada mühim olan şey ve akıldaki soru işareti müteahhidin bina yapımından sonra ne kadar vakit mesul bulunduğu. Türk Borçlar Kanunu’nda müteahhidin saklı ayıptan mesulluğu üstüne bir madde var. Yani ilk başta gözle görülemeyen ya da sonradan kullanılmakla meydana çıkan saklı ayıplı yapılarda müteahhidin mesulluğu şu şekildedir: Türk Borçlar Kanunu’nun 478. maddesine göre; müteahhidin saklı ayıptan mesulluğu binanın tesliminden itibaren 5 senedır. Fakat ayıbın meydana çıkmasında müteahhidin ağır eksikliği bulunuyor ise mesulluğu binanın tesliminden itibaren 20 senedır. Müteahhidin taraflar arasında teşhis ettiği malzemeyi kullanmak yerine daha az nitelikte olan malzemeyi bina yapımında kullanması ağır eksikliklu bulunduğu hallere bir örnektir. Burada mühim olan konu şudur: Yargıtay kararlarına göre; zamanaşımı zarar görenin aleyhine kullanılamaz. Deprem namacıylaiyle meydana gelen zararların tazminine dair davalarda, binanın teslim tarihinden itibaren değil, “depremin artık zararın gerçekleştiği” tarihten itibaren zamanaşımı zamanı işlemeye başlar. Deprem neticesi eksik ya da düşük kaliteli malzeme kullanılması bundan dolayı binanın yıkılmasında müteahhidin eksikliği, ağır bir eksiklik bulunduğu amacıyla şahıslar meydana gelen zararların tazmini amacıyla depremin gerçekleştiği tarihten itibaren 20 sene içerisinde dava açabilir” şeklinde konuştu.

DEPREM YÖNETMELİĞİNE İDEAL EV İLANLARI

Deprem yönetmeliğine ideal ilanı ile satılan birtakım evler de depremde yıkıldı ya da ağır hasarlar aldı. Bu binalara ve ilanlara dair açıklama yapan Hüseyinoğlu, “Deprem yönetmeliğine ideal’ sözleri ile reklamı oluşturulan fakat ideal olmayan evler amacıyla de nitelikli dolandırıcılık ebatı dehemmiyete girer. Hukuki olarak burada müteahhidin mesulluğu zararı gidermek. Bir bina yıkıldı ise bunun zararını parasal olarak gidermek ile yükümlü. Cezai ebatında ise; deprem neticesi yıkılan bir binada ölüm ve yaralanma hali var ise, burada Türk Ceza Kanunu’nun 83. maddesine göre ihmali davranışla mümkün kastla öldürme suçu ve gene aynı kanunun 88. maddesine göre ihmali davranışla mümkün kastla yaralama suçları dehemmiyete girer. Türk Ceza Kanunu’nda; belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme namacıyla olan şahıs ile alakalı 20 senedan 25 seneye kadar hapis cezasına hükmolunabileceği belirtilmiştir. Ceza indirimi de yapılmayabileceği şeklinde bir kanuni planlama var. Bina yıkıldığında bir ölüm ya da yaralama söz konuu olmadığı hallerde ise; ceza hukuku yönünden genel güvenliğinin kasten ya da taksirle tehlikeye sokulması suçundan bahsedebiliriz” dedi.

KENTSEL DÖNÜŞÜMLE TESLİM EDİLEN EVİN ÇÜRÜK OLMASI

Kentsel dönüşüm ardından teslim edilen yeni dairenin çürük olması halinde atılması gereken adımlar ile alakalı detayları izah eden Hüseyinoğlu “Burada müteahhit ile gayrimenkul sahibi arasında bir yapıt sözleşmesi var. Kentsel dönüşümle teslim edilen evin çürük olması halinde müteahhit meydana gelen zararlardan mesul olacaktır. Hukuki mesuliyet bakımından açılacak olan davalar, zararın giderilmesine yönelik davalar olacaktır. Kentsel dönüşümle teslim edilen bina kabule imkân olmayacak şekilde ayıplı ve çürük ise gayrimenkul sahibi, inşaatın yıkılması ve zararlarının giderilmesi amacıyla tazminat talebinde bulunabilir. Bina yönetmeliğe ideal değilse ve oturulamayacak derecede ayıplı ise belli vakitler dahilinde yıkım kararı verilir. Cezai boyutta ise, burada bir dolandırıcılık suçu söz konuu. Müteahhidin hileli davranışlarla kendisine fayda sağlayarak iş sahibi ile kararlaştırdığı malzemeden daha düşük nitelikte bir malzeme kullanması, dayanıklı bulunduğunu iddia ettiği evin çürük olması hali nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur” ifadelerini kullandı.

TEK BİR SORUMLU YOK

Yıkılan ve hasar gören binalara dair tek bir mesulnun olmadığını bildiren Hüseyinoğlu, “Genel olarak bakıldığında yalnızca müteahhidin mesulluğundan bahsedemeyiz. Bu noktada tek bir mesul yoktur. Yani çoklu bir mesuliyet söz konuu. Yapı ruhsatı veren, iskan ruhsatı veren ve kontrol vazifesini yerine getiren şahıslar, gözetim ve kontroliyle görevli kamu görevlileri ile deprem riski taşıyan bölümde riskli yapıların saptanarak lüzumlu önlemlerin alınması konuu ile alakalı ihmal gösteren kamu görevlileri de eksiklikleri oranında mesuldur” dedi.

 

YORUMLAR (8)

YORUM YAZ

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.