Kızamık neden arttı? Safsatalar 12 yıldır gündemde

Okunma Sayısı 1 Kızamık vakalarındaki endişe veren artış devam ederken, uzmanlar ise sorunun hem aşı reddi, hem de aşısız mültecilerden kaynaklandığını yineliyor. Ancak bugün Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) raporlarında bile..

Kızamık neden arttı? Safsatalar 12 yıldır gündemde
Yayınlanma: Güncelleme: 36 views

Kızamık vakalarındaki endişe veren artış devam ederken, uzmanlar ise sorunun hem aşı reddi, hem de aşısız mültecilerden kaynaklandığını yineliyor. Ancak bugün Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) raporlarında bile dikkat çekilen kızamık vaka artışı aslında 12 yılda yaşananların bir neticesi.  Peki ne oldu da vakalar artmaya başladı? 

KIRILMA 2011’DE

Türkiye’de, uluslararası kararlar doğrultusunda 2002 yılında “Kızamık Eliminasyon Programı” yürütülmeye başlanırken, bu program ile kızamık olgularının sayısı 2010 yılına kadar ülke genelinde 10’u bile geçmedi. Çocukluk dönemi aşılanmasında örnek ülkeler arasında gösterilen Türkiye’de 2011 yılından itibaren vaka sayılarında ciddi artışlar görülmeye başlandı. Bu tarihten itibaren aşı karşıtlarının sosyal medya üzerinden ortaya attıkları birtakım yanlış bilgiler, ailelerde kafa karışıklığına yol açmaya başladı. 

Türkiye’de 2011 yılında sadece 18 aile çocuğuna aşı yaptırmak istemezken 2018 yılında bu rakam 23 bine çıktı.

2013’DE ZİRVE YAPTI

Kızamık vaka sayısında en büyük artış ise 2013 yılında görüldü. Bu tarihte vaka sayısı 7 bin 405’e çıkarken, vakaların 6 bin 731’ini Türk vatandaşları, 674’ünü ise mülteciler oluşturdu. Bu döneme ilişkin hazırlanan ‘Sağlık Bakanlığı Faaliyet Raporu’nda, mülteci kampları dışında yaşayan çocukların kamp içinde yaşayan çocuklara göre bağışıklama oranlarının daha düşük olduğu bilgisi yer aldı.

Harran Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü’nden Doç. Dr. Selma Kahraman öncülüğünde yapılan araştırmada ise 2011’de 183 olan aşı karşıtı aile sayısının 2013’te 980, 2015’te 5 bin, 400, 2016’da 12 bin düzeyine yükseldiği, 2018’deki sayının 23 bin olduğunun altı çizildi. 

2018’DE AŞI REDDİ PATLAMASI

2015 yılında ise çocuklarına aşı yaptırmak istemeyen bir babanın açmış olduğu dava, Anayasa Mahkemesi tarafından haklı bulununca, aşıyı reddeden aile sayısı tırmanışını sürdürdü.  Bu durum Sağlık Bakanlığı’nın 2017 yılı faaliyet raporuna da yansıdı. Daha da vahimi bir yıl sonra yaşandı. Türkiye’de 2011 yılında sadece 18 aile çocuğuna aşı yaptırmak istemezken 2018 yılında bu rakam 23 bine çıktı.

AŞILANMA YÜZDE 95’E GERİLEDİ

2022 yılında hazırlanan Sağlık Bakanlığı’nın faaliyet raporunda ise 2021 yılında yüzde 96.1 olan kızamık aşılanma oranı, 2022’de yüzde 95.21 seviyesine gerilediğine yer verildi. Oysa, uzmanlara göre kızamık virüsünün dolaşımının durdurulması için toplumun yüzde 96’sının aşılanmış olması büyük önem taşıyor.

TÜRKİYE 3. SIRADA

Son dönemdeki vaka artışı ise Dünya Sağlık Örgütü raporlarına yansırken, Nisan 2022, Mart 2023 tarihleri arasında Avrupa’daki kızamık olgu sayılarına göre Rusya ve Tacikistan’dan sonra Türkiye 457 olgu ile 3.sırada yer aldı. Bu sayının 343’ünün ise 2023 ün Ocak ve Şubat aylarına ait olduğu aktarıldı.

Kızamık neden arttı? Safsatalar 12 yıldır gündemde - Resim : 2
Kızamık geçiren çocukların yüzde 20’sinde kızamık komplikasyonları hastaneye yatmayı gerektirecek kadar ciddi seyrediyor.

MÜLTECİLERDE ORAN SADECE YÜZDE 74.5

Son yıllarda yapılan araştırmalara bakıldığında aşı kararsızlığı ve karşıtlığının en yüksek görüldüğü bölge ise Güneydoğu Anadolu. Bölgede Suriyeli çocuklarda kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşılama oranı ise araştırmalarda yüzde 74.5 olarak yer alıyor. Mülteci kamplarında 10 yaş ve altı grupta kızamığa karşı kamp içi aşılanma ise yüzde 70, kamp dışında ise aşılama oranı yüzde 60 olarak saptanırken, kızamık geçiren çocukların yüzde 20’sinde kızamık komplikasyonları hastaneye yatmayı gerektirecek kadar ciddi seyrediyor. 

İLK KANUNU OSMANLI ÇIKARDI

Aşı karşıtlarının ortaya attığı iddialardan biri de, aşıların Türk halkının genetiğini değiştirmek için yabancı ülkeler tarafından pazarlandığı yönünde. Tarihi kayıtlara bakıldığında Türkiye’deki aşı hizmetlerinin tarihi Osmanlı dönemine uzanıyor. İngiltere Büyükelçisinin eşi Lady Mary Montagu, 1721 yılında ülkesine yazdığı mektupta İstanbul’da çiçek hastalığına karşı ‘aşı denilen bir şey’ (varilasyon metodu) yapıldığını kaleme alıyor.

Ayrıca, 2. Abdülhamit’in aşı üretim çalışmalarını yürüten Fransız bilim insanı Pasteur’a Mecidiye nişanı ile birlikte 10 bin altın yolladığı arşiv kayıtlarda yer alıyor. Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye-i Şahane’den müderris Alexander Zoeros Paşa, Yarbay Dr. Hüseyin Remzi ve Yarbay Veteriner Hüseyin Hüsnü Bey, padişahın isteğiyle Pasteur’un yanına eğitim için yollanırken, bu ekip 1887’nin Ocak ayında ilk “Kuduz Tedavi Müessesesi’ni hayata geçiriyor.

 AŞILAR ÜCRETSİZ 

Son olarak 2013’de revize edilen aşı programı kapsamında günümüzde, hepatit B, verem, difteri, boğmaca, tetanoz, inaktif polio, 5’li karma aşı, pnömokok, kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşıları ücretsiz olarak devlet tarafından karşılanıyor. Bilim insanları ise çocukluk çağı aşı takvimi içinde de yer alan, 9’uncu ay ile 1, 4 ve 6’ncı yaşlarda uygulanan kızamık aşılarının, çocukları viral bir hastalık olan kızamıktan yüzde 99 oranında koruduğunun altını çiziyor.

 mert.inan@haberglobal.com.tr 

Kaynak: Web Özel

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.